Microsoft Açık Akademi Yaz Okulu #15.Gün

Açık Akademi Yaz Okulu katılımcıları olarak bugün harika bir sürpriz aldık. Herkes için çok çok önemli olan birisi bizimleydi. Öğrenmek mi istiyorsunuz? Hemen okumaya başlayın! 🙂

Good Morning Session

Sabah hepimizi o tatlı uykusundan uyandıran çok değerli bir hanımefendi bizimleydi. General Electric’in CEO’su Canan Özsoy. Canan Hanım General Electric’e girmeden öncesini bize taa üniversite hazırlık döneminden başlayarak anlattı.  Üniversiteye hazırlanırken Tıp okumayı çok istemiş fakat Tıp’ı kazanamayınca Diş Hekimliğine girmiş. Diş hekimliğini okuyup kendi evini muayenehaneye çevirip bir süre bu şekilde iş yapmaya çalışmış.  Bunlarla birlikte sürekli sosyal sorumluluk projelerinde yer almış. Diş hekimliğini yaparken çok farklı zorluklarla karşılaşmış. Bunlardan en ilginç olanını size anlatmak istiyorum. Canan Hanımın muayenehanesine gelen bazı müşteriler ödemeyi sonra yapmak istiyorum falan demiş . Tabi haliyle Canan Hanımın elinden gelen bir şey olmadığı için peki demiş. Sonrasında iletişime geçmeye çalışsa da parasını maalesef geri alamamış. Ve haliyle borcunu ödemeyen kişinin eşi dostu arkadaşı akrabalarını da yönlendirmemiş. Yönlendirmek istememiş. Çünkü olurda yönlendirirse bu konu konuşulacağından yönlendirmemiş. Bu tür olaylar yaşanırken Canan Hanıma çok ilginç gelmeye başlamış ve işlerin böyle yürümeyeceğine karar vermiş. Bu dönem de eşi Canan Hanıma gel sen product manager ol demiş. Tabi Canan Hanım bunu duyunca normal bir tepki vermemiş . Ben yıllarca okudum doktorum yapmam etmem dese de ilgisini çekmiş. Ve bu alanda Türkiye’de çalışmaya başlamış. Daha sonrasında Fransa Amerika derken tekrar Türkiye’ye gelmiş. Medical Cihazlar üreten bir şirket olan General Electric’de ise 13 yılı aşkın bir süredir hala çalışıyor. Fransa ve Amerika senelerini bizlere anlattı. Ve aslında yapmamız gereken tek bir iş yok. Birden fazla yapabileceğimiz işler var. Önemli olan yetkinliklerimizin farkına varmak. Ben şahsen Canan Hanımdan bunu öğrendim.

Learn From Microsoft

Mvp’lerimizden Emrah Uslu geçen gün bizlere Azure PaaS anlatmıştı. Ve çok güzel bir eğitim olmuştu. Bugün tekrardan Microservis anlatmak için bizimleydi. Ayrıca bugün proje sunumumuz olduğu için çok yoğun geçiyordu. Haliyle Emrah hocamız konuyu anlatırken hepimiz bilgisayarlara gömülmüştük. Ama bi taraftan da dinliyorduk tabiki. Mikroservis sadece bir işi yapan, bir fonksiyonaliteyi gerçekleştiren çok küçük kod parçacıkları. Geliştirme süreçleri, bağımlılıkları, boyutları olabildiğince küçük olan atomik servislerdir diyebiliriz. Microservice’lerin ne olduğunu anlattıktan sonra uzunca avantajlarından dezavantajlarından bahsetti ve bu sessionu sonlandırdık.

Good Morning Session

Harika bir sürpriz ile karşılaştığımızı yazının başında size söylemiştim. Önce şunu anlatmak istiyorum. Microsoft Açık Akademi Yaz Okulunu düzenleyen ekip harika işler çıkarıyor. Her haftanın bitiminde online bir form paylaşarak feedbackler alıp bizlerin ne istediğini nelere ihtiyaç duyduğumu öğrenmeye çalışıyor. Geçen hafta formu paylaştılar ve hemen hemen hepimiz Barış Özcan’ın gelmesini talep ettik. Haliyle onlarda bu isteğimizi karşılıksız bırakmamak için elinden geleni yaptı. Fakat kötü bir haber aldık Barış Özcan maalesef Amerika’daymış. Haliyle gelemeyeceğini bize bildirdi ve umudu kestik. Ama bizim kurtarıcımız, çok başarılı bir Microsoft çalışanı olan Hasret Soysal’ımız var bunu unutmuşuz 🙂 Hasret Hanım uzun uğraşlar sonucu Barış Özcan’a ulaşıp canlı olarak katılmasını talep etmiş. Zaman farkı olmasına rağmen bunu bir şekilde gerçekleştirdiler. Ve Barış Özcan’ı bugün karşımızda görünce hepimiz adeta şok olduk 🙂 Çok mutlu olduk çünkü istisnasız herkesin çok istediği bir konuşmacıydı. Youtube’dan izlemeye doyamadığımız Barış abimize soru sormak, birebir sohbet etmek gerçekten çok değerliydi. Bunun için Hasret Hanım’a teşekkür ediyorum. Gelelim Barış abi neyden bahsetti? Canlı olarak bağlandığı için haliyle bir sunum gerçekleştirmedi ve soru cevap halinde ilerledik. Bende kendisine 2 soru sorma fırsatı yakaladım. 1. Sorum bu kadar güzel hikayeyi nasıl bulduğu ve buna nasıl eriştiği ile alakalıydı. Kendisini nasıl geliştirdiğini, neler okuduğunu bunlarla ilgili nasıl yorum getirdiğini araştırmalarını yaparken nasıl ilerlediğini uzun uzadıya açıkladıktan sonra 2. Sorum olan “40 sabah erken kalk projesi nasıl sonuçlandı?” sorusuna geçtik. İnanılmaz bir cevap aldım. Sadece 40 sabah erken kalk hashtagi ile ilgili 10 bin tane instagramdan fotoğraf paylaşılmış. İnanılmaz bir rakam. Ve aldığı feedbacklerden bahsetti. Muhteşem şeylerdi. Barış abiye tekrar tekrar hayran kaldık. İdolünüz var mı gibi sorular geldi bunlara gerçekten büyük bir alçakgönüllülük ile cevap verdi. Aslımda hiç kimseyi idol olarak görmememiz gerektiğini hiç kimseyi gözümüzde büyütmememiz gerektiğine değindi. Çok doğru. Büyüterek kendi gelişimimizi durdurmuş oluyoruz aslında. Bunu yapmamamız gerektiğine ve gelişimimizi arttırmak için elimizden geleni yapmamızı istedi. Barış abiye katıldığı için çok teşekkür ediyorum tekrardan.

 

#aayazokulu

 

kodadamkadir

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir